Küçük Adımlardan Büyük Anlamlara!

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Yazan: EŞREF CAN ATICI

Küçük Adımlardan Büyük Anlamlara!

İnsan yola çıkarken planlar yapıyor. Deadlinelar belirliyor ve koşar adım başlıyor. Biraz rotada ilerliyor, biraz savruluyor. Bazen de gitmeyi hayal ettiği yerden bambaşka, daha önce adını bile duymadığı kıtalar keşfediyor.

Tam da burada… Eğer gittiği yolun anlamı üzerine düşünüyorsa, yolcu yolun tam ortasında tevekkülü keşfediyor.

Halas yolculuğunda öğrendiğim şey tam olarak bu.

Küçük bir ofiste başlayan beş yıllık serüven, önce Eryaman’da Halas Yaşam’a dönüştü; şimdi ise Halas Yaşam daha ikinci yılını doldurmadan İncek’in en seçkin merkezlerinden birinde ikinci şubesinin hazırlıkları tamamlanmak üzere.

Bu heyecanı sadece “mutluluk” kelimesiyle anlatmak sahici olmaz.

Biraz kaygı, biraz coşku, zaman zaman panik, ama inşaatın her aşamasında çocukça bir sevinç…

Bu hisler bana bir “kişisel gurur” değil, tam tersine üst bir değere hizmet ettiğimi hatırlatıyor. Kendimi bu değerin bir çalışanı, bir emekçisi gibi görüyorum.

Beni gözünüzde canlandırmak isterseniz; çocuğunun üniversite kaydını yaptırırken gözleri dolan, kalbi titreyen bir baba gibi düşünebilirsiniz.

Halas Yaşam’ın MordoCuisineItaliano, CacaoReserve gibi markalarla ve insanın ruhunu destekleyen birçok yapıyla aynı portta yer alması beni tarifsiz bir neşeye taşıyor.

Victor Frankl, İnsanın Anlam Arayışı’nda şöyle der:

“Gerçek zenginlik, sahip olduklarımızın miktarında değil, yaşamımızdaki anlamın derinliğindedir.”

Ben de yıllarca birçok şeye ait olmaya çalıştım, birçok anlamı kovalamaya…

Sonra anladım ki insan, kendi anlamını ürettiğinde, o uğurda çektiği acıyı bile kutsallaştırıyor.

Toplum nezdinde büyük işler yapmak değil, insanın kendi içinde büyüdüğünü hissetmesi asıl olan.

Kalbimden diliyorum:

Anlamınızla anlam bulan, yürüdükçe yeşeren; kaygan olsa bile zemine tutunduğunuz; denizlerde ve manzaralarda soluklanıp seyrine doyamadığınız yollarınız olsun.

Ve bu yollar bir gün bizi birbirimize denk getirsin. Aynı yollarda birbirimize karışıp bütünün parçaları olalım.

Yazımın sonuna gelirken aklıma Mevlânâ’nın sözü geldi:

“Hamdım, piştim, yandım.”

Bu kez ben şöyle eklemek isterim:

Hamdım, yola çıktım… Piştim, yolda dönüştüm… Yandım, anlamda yeniden doğdum.